Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Savaş sonrası Irak Ordusu dünyanın en büyük 4. Ordusuna, Hava kuvvetleri olarak ise 6. ordusuna dönüşmüştür.
Bu savaşta Irak ordusu İran askerlerine ve sivil halka karşı geniş bir şekilde kimyasal silah kullandı. Buna rağmen uluslararası toplum bir kez olsun bir araya gelerek Irak’ı kınayan bir karar almadı. Irak Baas rejimi savaş boyunca İranlı kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden yaklaşık 100 bin kişiyi kimyasal silah kullanarak şehit etti.
Irak’a Yardım Eden 26 ülke
Sudan, savaş boyunca binlerce askerini İran’a karşı savaşması için Irak’a gönderdi. Aynı şekilde yine bu ülke cumhurbaşkanının emriyle Sudan’ın başkenti Hartum’da ve başka şehirlerde İran’la savaşması için gönüllü askerler toplayarak Irak’a gönderdi. Sudan devlet başkanı Cafer Nemiri, Irak’a asker ve gönüllüleri göndermesinin Arap Birliğinin aldığı karar doğrultusunda olduğunu açıklamıştı!!!
Irak Ordu komutanlarından Vefik es Samiri, şöyle diyor: Irak’a yardım için Yemen devleti “El Arube” piyade birliklerini, Ürdün “El Yermuk” ordusunu, Sudan ise gönüllü askerleri bize gönderiyordu.
Mali yardımlar
Kuveyt’in parası, petrolü ve toprakları Saddam Hüseyin’in ihtiyarına bırakılmıştı.
Kuveyt, İran- Irak savaşı sırasında Irak’a yaklaşık olarak 15 milyar dolar karşılıksız yardımda bulundu. Bu para Kuveyt’in Irak için sattığı petrol gelirlerinin dışında idi. Kuveyt savaş sırasında bir petrol bölgesini Irak’a tahsis etmişti.
Kuveyt hava kuvvetleri komutanları: Irak savaş uçakları savaş boyunca Kuveyt’in Ali es Sam havaalanından yararlanıyorlardı. Bu havaalanı Körfezin başında olduğu için Irak yolunu hedef için 200 kilometre kısaltıyordu. Bu da Irak’ın olağanüstü bir şekilde işine geliyordu.
***
Ürdün devleti, Çin, İspanya, İngiltere ve Amerika’dan gerekli silahları alıp Irak’a vermekteydi. Ürdün’ün İran Irak savaşı boyunca yaptıkları sadece bununla kalmamıştı. Ürdün, tüm limanlarını, havaalanlarını, topraklarını Irak’ın ithalat ve ihracat malları için açık tutmaktaydı. Ürdün’ün Kızıl denizde bulunan Ukbe limanı Irak mallarının ihraç edilmesi için Irak’ın kontrolüne bırakılmıştı.
***
Suudi Arabistan, savaş sırasında İran’ın savaştan galip çıkmaması için Amerika ile birlikte devamlı temas halindeydi. Savaşın üçüncü günü Arabistan kralı Saddam Hüseyin’i arayarak ülkesinin Irak’ın arkasında olduğunu deklere etmişti. Sekiz yıllık savaşta Irak’ın ihtiyaç duyduğu tüm silahları Irak’a temin etmekteydi.
***
Irak’a yardım eden Arap ülkeleri arasında Mısır’ın da olağan üstü rolü bulunmaktaydı. Mısır, sadece Irak’a ihtiyaç duyduğu silahları vermekle kalmıyor, Irak’ın savaş uçaklarını kullanacak pilot açığını da Mısırlı pilotlar göndererek dolduruyordu. O dönemlerde Irak’ın direk olarak alamadığı son teknoloji savaş uçaklarını Mısır aracılığıyla almaktaydı. Örneğin Fransa’nın geliştirdiği Süper Etendard savaş uçaklarını Mısır alarak Irak’a vermişti.
***
Savaş dönemi, Körfez ülkelerinden Arabistan, Kuveyt ve ikinci merhalede Birleşik Arap Emirlikleri, Umman açık bir şekilde Irak’ın yanında yer almışlardı. Bu yardımlar direk veya dolaylı olarak mali yardımlar ve silah teminiyle olmaktaydı. Arabistan ve Kuveyt devletleri iki ülke arasında tarafsız bölge olan Hofce’de bulunan petrol gelirini Irak’a ihtisas vermişlerdi. Savaş sırasında bazı ülkeler görüntüde tarafsız kaldıklarını iddia etseler de İran’a her taraftan saldırılabilmesi için Irak’a topraklarını açmışlardı. Arap ülkelerine göre İran, İslam devrimini Amerikancı İslam’a göre yaşayan öteki ülkelere sadır edecekti. Bunu önlemek için her şey yapılmalıydı.
***
Arap ülkeleri arasında İran’ı destekleyen tek Arap ülkesi 1982 yılında Suriye oldu. Daha sonra 1985 yılında Libya’yla bir stratejik bir anlaşma yapıldı. Bu iki ülke dışında bölgede İran’ın başka müttefiki yoktu. Türkiye, İran ve Irakla yakın ilişkiler içinde olduğu için tarafsız bir tutum sergilediği izlenimini vermekteydi. Cezayir, savaş boyunca tarafsız kalmıştı. Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Fas, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen İran’a karşı düşmanlıklarını ve Irakla dost olduklarını ortaya koymuşlardı.
***
İsrail, ise savaştan bir tarafın galip çıkması halinde bölgede güçlü olacağından kendisine tehlike olarak gördüğünden her iki ülkenin de galip gelmesini istememekteydi. Bundan dolayı her iki ülkeye de düşman gözüyle bakıp savaşı dengelemek yönünde hareket ediyordu.
***
Kimyasal yardımlar
Almanya’nın kimyasal yardımları: Karil Kulmet adındaki Alman şirketi Irak’ta Ahmed, Muhammed, İsa, Ani, Meday ve Gazi adlarında Samarra şehrinde farklı yerlerde altı kimyasal silah üretme tesisi kurdu. Onlardan ilkini 1983 yılında ve sonuncusunu ise 1986 yılında kurdu. Bu fabrikalarda hardal gazından, prosik aside, sarin, tabuna kadar her türlü kimyasal madde üretiliyordu. Bu kimyasal silahlar havan toplarına, roketlere, top mermilerine yerleştiriliyordu. Hiç kuşkusuz bu tesisler dünyadaki en büyük kimyasal silah tesisleriydi.
***
İsviçre Irak için uranyum üretim tesisleri kurdu. Saddam Hüseyin, Amerikalı bir şirketten 500 ton kimyasal madde satın aldı. Amerikalı şirketler, İran- Irak savaşı yıllarında Amerika ticaret bakanlığından aldıkları izinle Irak’a biyolojik ve kimyasal maddeler gönderdiler. İspanya’nın savaş sırasında Irak’a kimyasal bombalar gönderdiği kaydedilmiştir.
***
Savaş boyunca Irak, İran askeri ve sivil halkına karşı kimyasal ve biyolojik silahlar kullandı. Sekiz yıllık savaş boyunca Irak İran’a karşı 378 kere kimyasal silahla saldırıda bulundu.
***
İran Irak savaşında yaklaşık olarak 1 milyon kadar insan öldü ve yaralandı. Ölenlerin 262 bini İranlı 105 bini Iraklı olarak kayıtlara geçti. Bir farkla ki İranlılardan ölenlerin büyük bir kısmı kimyasal ve çeşitli silahlarla öldürülen siviller oluşturmaktadır.
***
Savaş sırasında 16 Mart 1988 tarihinde Saddam Hüseyin yönetimindeki Baas güçleri tarafından gerçekleştirilen ve 3 saat süren Kimyasal ve zehirli gaz bombardımanı sonrası çoğu çocuk ve kadınlardan oluşan 6.357 kişi zehirlenerek ya da yanarak öldü, 14.765 kişi ağır derecede yaralandı.WHO’nun raporuna göre bu kimyasal saldırı, günümüze kadar 43.753 kişinin ölümüne, 61.200 kişinin de sakat kalmasına sebep oldu. Bu katliam Kürtlerin İran kuvvetleriyle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle gerçekleştirilmişti.
|
Teçhizat |
Savaş Öncesi İran |
Savaş Sonrası İran |
Savaş Öncesi Irak |
Irak’a Ait İmha Edilen Sayı |
Savaş Sonrası Irak |
|
Asker Sayısı |
|
||||
|
Tank ve Zırhlı Araç Sayısı |
1735 |
1000 |
3530 |
7369 |
6330 |
|
Savaş Uçak Sayısı |
447 |
50 |
339 |
329 |
935 |
***
Petrol fiyatlarının düşmesi ve İran’ın petrol ihraç etmesine yasak
Beyaz Saray ulusal güvenlik danışmanı: İran, petrol ihraç ettiği sürece savaş sürecektir. Dolayısıyla İran’ın petrol satışını yasaklamamız gerekir.”
Batılı üst düzey bir yetkili: “Biz İran’la ne yapacağız? Her ne kadar Irak’ın damarlarına para döksek de bir sonuç vermiyor. Eğer Irak’ı kaybedersek, yarın Kuveyt’i ve sonra Arabistan’ı da kaybedeceğiz. Sadece bir çıkış yolu var o da İran ham petrol fiyatının düşürülmesi. Böylelikle şayet İran’ın önüne geçebiliriz ve bizim için bir şans doğabilir.
***
1988 yılında İran güçleri, askeri titiz bir planlamayla Irak’ın Basra bölgesine kadar ilerlediler. Basra’nın düşmesi ve İran’ın zaferi kati gözükmekteydi. Bu sırada savaş artık seyrini değiştirmiş İran savaşın ilk yıllarındaki bocalama dönemini atlatıp kendi imkan ve güçleriyle Irak’ın üzerine gitmeyi başlamıştı. Artık savaş tamamen seyrini değiştirmiş ve İran Irak’ın üzerine gidiyor ve kaybettiği toprakları almış ve Irak’ın içlerine doğru hareket etmeye başlamıştı. İşte bu sırada büyük devletler ve Arap ülkeleri İran’ın galip gelmesinden endişeye kapılarak Amerika ve Sovyetler Birliği, Birleşmiş Milletlerle işbirliği çerçevesinde savaşı durdurma kararı aldılar!!
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Javier Pérez de Cuéllar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinin savaşı durdurmada kararlı olduklarını ve görüşlerin bu amacın oluşturulması yönünde birbirine yakınlaştırılması gerektiğini duyurdu. Birleşmiş Milletlerin aldığı bu kararda her iki taraftan da tam bir işbirliğinde bulunmaları ve Güvenlik Konseyi üyelerinden çalışmalara yardımcı olmaları istemekteydi.
Birleşmiş Milletlerin aldığı karar sonrası İran’a baskı yapmak için Amerika Deniz Kuvvetleri bölgeye 46 savaş gemisi konuşlandırdı. İngiltere ve Fransa’da bölgedeki Deniz Kuvvetleri sayılarını arttıracaklarını açıkladılar. Bu gelişmeler sonrası Amerika “Reşadet” ve “Salman” adlı iki petrol platformuna saldırmış ve İran gemileriyle çatışmalara girmişti. Ve yine bir Amerikan savaş helikopteri Bahreyn kıyılarına 80 kilometre açıklarında bulunan İran’a ait “İran ecr” adlı küçük bir tekneği batırmış ve ayrıca üç gemiyi batırarak resmen İran’a karşı savaşa girişmişti. Amerika’nın resmen savaşa girmesiyle Irak yeni bir ruhla “kimyasal silahlarla” İran’ın geri aldığı toprakları tekrar geri almaya kalkıştı.
Daha sonra bir Amerika savaş gemisinden İran yolcu uçağına atılan bir füzeyle tamamı sivillerden oluşan 290 yolcunun tamamı öldü.
***
İran- Irak savaşı bölgede yaşanan Haçlı Seferlerinin ardından en uzun savaş olma özelliğini taşımaktadır. Irak’ın hesaplarına göre savaşı başlattıklarında 3 veya daha fazla hafta içinde İran’ı dize getireceklerdi, ancak savaş 96 ay sürmüş ve Araplarla İsrail arasında yaşanan tüm savaşların toplamından 27 kat daha uzun sürmüştür.
***
8 yıllık savaş sonrası Irak’ın elinde yaklaşık olarak 40.000 dolayında İranlı esir, İran’ın elinde ise 70.000 kadar Iraklı esir bulunmaktaydı. Savaş sonrası esir takası 2002 yılına kadar devam etti.
***
Irak, savaş boyunca İran’a ve İran’la ilişkileri olan ülkelerin uçaklarına saldırılarda bulunuldu.
4 Mayıs 1982’de İran’la diplomatik ilişkileri bulunan Cezayir’in içinde Cezayir Dışişleri bakanının da olduğu uçağına Irak savaş uçakları saldırmış Cezayir dışişleri bakanı dahil devlet heyetinin tamamı öldürülmüştü.
1986 yılında Irak savaş uçakları İran’a ait Tahran Ahvaz yolcu uçağını hedef almış ve saldırı sonrası tüm yolcular öldürülmüştü.
Yine 1986 yılında Şiraz havaalanını bombardımana tutan Irak savaş uçakları 30 yolcunun ölmesine ve onlarcasının yaralanmasına sebep oldu.
Bunun dışında İran’a ait bir çok yolcu uçağına saldırılar düzenlenmişti.
***
Savaşın üçüncü günü Irak birlikleri, savaş kurallarının aksine şehirleri ve sivilleri hedef alarak İran yerleşim alanlarına saldırmaya başlamıştı. Saldırılarda evler, okullar, hastaneler hedef alınarak bombardımana tutuluyordu. Bu saldırılar sonucu 20.000 dolayında kadın ve çocukların çoğunlukta olduğu sivil halk yaşamını yitirmiş 70.000 dolayında da halk yaralanmıştı. Her defasında günlerce süren bu saldırılar karşısında Birleşmiş Milletler hiçbir açıklama yapmadan tam bir sessizliğe bürünmüştü!! Irak’ın sivillere yönelik tüm bu saldırılarına rağmen savaş boyunca sivilleri hedef almamıştır. İran Irak’ın sivilleri hedef alan bu saldırılarına karşılık olarak son dönemlerde birkaç şehre saldıracağını açıklamış bundan dolayı saldıracağı şehri önceden açıklayarak halkın oradan ayrılmasını istemekteydi.
***
Bu insani trajedinin sonunda İran ve Irak sınırlarında hiçbir değişiklik olmamış ve savaş öncesi konumlarında kalmışlardır.
ABNA24.COM